Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Türkmenistan’ın 27 Eylül Bağımsızlık Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, Türkiye ile Türkmenistan arasındaki bağların diplomatik ilişkilerin çok ötesinde, ortak tarih ve medeniyet hafızasına dayandığını vurguladı.
Türkmenistan’ın 2026 yılında bağımsızlığının 35. yılını kutladığını hatırlatan Aydemir, “Türkmenistan bizim için uzak bir coğrafyanın dost ülkesi değildir. Dilimizin, kültürümüzün ve tarihimizin büyük hatıralarını taşıyan kardeş bir Türk yurdudur. Türkmenistan’ın bağımsızlığının 35. yılını gönülden kutluyor, Türkmen kardeşlerimizin sevincini paylaşıyoruz” dedi.
Türkiye’nin Türkmenistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olduğunu hatırlatan Aydemir, iki ülkenin ortak tarih, dil ve kültür zeminindeki ilişkilerinin bugün ekonomi, enerji, ulaştırma, eğitim ve kültür alanlarında genişlediğine işaret etti. Türkiye ile Türkmenistan arasındaki ilişkiler resmî kayıtlarda da ortak tarih, dil ve kültüre dayanan özel ilişkiler olarak tanımlanıyor.
MERV’DEN ANADOLU’YA UZANAN HAFIZA
Aydemir, Türkmenistan’ın taşıdığı tarihî mirasın Türk dünyasının müşterek medeniyet birikiminin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek özellikle kadim Merv’e dikkat çekti.
Merv’in yalnızca Türkmenistan tarihi bakımından değil, Büyük Selçuklu Devleti ve bütün Türk-İslam medeniyeti açısından müstesna bir merkez olduğunu kaydeden Aydemir, “Bugün Türkmenistan topraklarında yükselen Sultan Sencer Türbesi’ne baktığımızda yalnızca bir hükümdarın hatırasını görmeyiz. Orada Merv’i, Büyük Selçuklu medeniyetini ve Horasan’dan Anadolu’ya uzanan büyük tarihî yürüyüşün izlerini görürüz” değerlendirmesinde bulundu.
Kadim Merv, binlerce yıllık geçmişiyle İpek Yolu üzerindeki önemli şehirlerden biri oldu; 11. ve 12. yüzyıllarda Büyük Selçuklu Devleti’nin başkentlerinden biri olarak en parlak dönemlerinden birini yaşadı. Sultan Sencer’in 1118-1157 yılları arasındaki hükümdarlığıyla özdeşleşen anıt mezarı da Selçuklu döneminin seçkin mimari eserleri arasında yer alıyor.
Aydemir, “Merv ile Anadolu Selçuklu dünyasını birbirinden kopuk okumak mümkün değildir. Merv’de yükselen ilim, devlet ve şehir kültürü, daha geniş Selçuklu medeniyet havzasının parçalarından biridir. Bu nedenle Türkmenistan’ın tarihî mirası aynı zamanda bizim ortak medeniyet hafızamızdır” ifadelerini kullandı.
TARİHİN YANINDA BÜYÜK BİR GELECEK POTANSİYELİ
Türkmenistan’ın yalnızca tarihî mirasıyla değil, günümüzde sahip olduğu ekonomik ve stratejik imkânlarla da Türk dünyasının önemli ülkelerinden biri olduğunu vurgulayan Aydemir, özellikle enerji kaynaklarına dikkat çekti.
Türkmenistan, 2025 başı itibarıyla yaklaşık 400 trilyon fit küp kanıtlanmış doğal gaz rezerviyle dünyadaki en büyük rezerv sahipleri arasında bulunuyor. Ülkedeki Galkınış sahası da rezerv hacmi bakımından dünyanın en büyük doğal gaz sahalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Aydemir, bu potansiyelin Türkiye-Türkmenistan ilişkilerinde enerji, ulaştırma, ticaret ve karşılıklı yatırım başlıklarını daha önemli hale getirdiğini ifade ederek şunları kaydetti:
“Türkmenistan’ın zenginliği yalnızca yer altındaki doğal gaz değildir. Tarihi, insan kaynağı, kültürü, İpek Yolu mirası ve Asya ile Avrupa arasındaki konumu büyük bir zenginliktir. Türkiye’nin üretim, sanayi ve ulaştırma kapasitesiyle Türkmenistan’ın sahip olduğu imkânlar buluştuğunda iki kardeş ülke için çok geniş bir işbirliği alanı ortaya çıkar.”
“TÜRK DÜNYASININ ORTAK MİRASINI GELECEĞE TAŞIMALIYIZ”
Aydemir, Türkiye-Türkmenistan ilişkilerinin yeni kuşaklara ortak tarih bilinciyle aktarılması gerektiğini belirterek Merv, Sultan Sencer, Selçuklu mirası ve tarihî İpek Yolu gibi ortak değerlerin kültür ve eğitim çalışmalarında daha görünür hale getirilmesini önerdi.
Türkmenistan’ın UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde Kadim Merv, Köhne Ürgenç ve Nisa gibi önemli tarihî alanlarının yanı sıra İpek Yolu mirasına ilişkin değerleri de bulunuyor.
Aydemir sözlerini şöyle tamamladı:
“35 yıl önce bağımsız devlet kimliğiyle yeni bir döneme giren Türkmenistan bugün köklü geçmişinden aldığı güçle geleceğe yürüyor. Sultan Sencer’in Merv’i bize geçmişimizi, bağımsız Türkmenistan ise ortak geleceğimizin imkânlarını hatırlatıyor. Kardeş Türkmenistan’ın 27 Eylül Bağımsızlık Günü’nü yürekten kutluyor; Türkmen kardeşlerimize huzur, refah ve esenlik diliyorum.”